9 Nisan 2012 Pazartesi

Benim Babam



Benim Babam 


Bir çocuk daha doğmadan ölürse babası

O çocuk bilemez ölen babaya tutulacak yası 



Azrail'le olan buluşmasını

Öne almaya çalışan bir adamdı benim babam

Anın değil, yarının tasasını yaşardı

Ele durgundu benim babam, bize taşardı

Yaz üşümeleri vardı babamın

Hem olgunlaştırır hem solgunlaştırırdı bu üşümeler 



Ölümden korkmazdı, acelesi vardı belli ki

Kendisi gitmeden gözlerini yolladı gideceği yere

Korkuyordum bir gün kulaklarına da suskunluk düşerse diye

Sonra sol bacağı öldü bir Temmuz günü

Uzuvları ölürken birer ikişer

"Ölüm bu oğul, kimine hayırdır kimine şer" derdi 



Mina'nın eteklerine tutunan çakılın

Bu kaçıncı fırlatılışıdır İblis'e

Atılan taşın kaçıncı olduğunu saymaz kimse

Bağrına sağlanan bedenlerden beslenen

Bir mücrimin ayaklarında inleyen toprak

Bıraksalar arşa çıkıp ağlayacak 



Ey nazlı ölüm! cilven kime böyle

Azrail'le halay çeker babam sıratta

Sen istediğin türkünü söyle 


Hayata öksüz, fukara başlamıştı

Hicaz'ı da görmüştü, İblis'i taşlamıştı

Ne haktan ayrıldı ne hakikatten

Bedeni ölmeden ruhu cennetteydi çoktan 




Benim babamın

Gözleri görmez, elleri tutmazdı ama iyi bir adamdı

Sıratı koşarak geçen, tek bacaklı âmâ bir adamdı 



Ben babamdan farklı olarak babamı gördüm

Kaybettiğim gün anladımki ben öksüz oldum

Kırıldı kanadım, dağıldı yurdum

Ben babamın oğluyum

Daha dün azrail'i düşümde gördüm

"Geç kalma" diye tembihte bulundum 




Bekir Kale Ahıskalı

Eylül 2010 




/////////////////////// 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder