7 Nisan 2012 Cumartesi

Ölürsem bir gün Sebe

Ölürsem bir gün Sebe 

Bileydin rüyalarım hıçkırık 
Yürür müydün bana doğru 
Elem tağınağımda düğün eyler şu gönlüm 
Bölündüm de çoğaldım yıllar yılı 
Minyatür bir yüreğe girmemek için 
Kaç ressamın ellerini kırdım bilemezsin sen 
Bir diriyi kefenlemektir 
Rüyalarda hıçkırarak ağlamak 
Kahveye çalan gözlerinden 
Aşkı içmek, bir tufanı yutarcasına 
Bir kelebeğin kanat rüzgarıydı benim sûr'um 
Yel değirmenleriyle söndürdüm yangınımı 
Otuzsekiz yerimden hançerlendim yine de 
Karıncaların ayak izlerine tutundum da geldim  

Yokluğunda yeraltı evleri inşa ettim 
Her gün birinde öldüm 
Bir gün hepsini terkedeceğim 
İzimi arayacaklar mezar taşlarında 
Yalandan ağlayacaklar ardımdan belki 
Ama asıl albümler ağlayacak yaşamayış oluşuma 

Bakma beni bir beşik gibi salladığına okyanusun 
Ben istersem onu gönlüm kadar taşırırıım yine 
Gönlümü hapsetmişim diye içine bir fanusun 
Öyle bir kurşun sıkarım ki suların beynine 
Bir daha gökyüzünden ağlayamazlar 
Susarsam bir gün 
Kabuk bağlarsa dudakları kanayan yerlerimin 
Sen yine de sustuğuma kanma Sebe 
Ben kendini içerden öldüren yarayım 
Cesedi omuzlarda taşınan 
Tabutunun gölgesinde yaşayan bir divaneyim  

Ölürsem bir gün Sebe 
Yüreğimi götür sizin ellere 
Hasretimi anlat benim 
Gözlerini gören çeşmelere 
Yörük çadırlarında yatır beni 
Unutulmaya yüz tutan bir sevdaymışım gibi 
Mahzun kelimelerle anlat 
Ölürsem bir gün Sebe 
Dudaklarına bıraktığım dudak izlerimi süpürme 
Anamın nasırlı ellerine bırakasın diye öptüm seni, unutma 

Ölürsem bir gün Sebe 
Abartılı umut yükünün altında kalarak 
Sen yine de kendini unutup 
Çıplak ayakla basma toprağa 
Ayakların incinir kıyamam sana 
Bırak düştüğüm yerde bedenimi kartallar parçalasın 
Bir yolcu tekme atsın kafatasıma 
İyi bilirdik diyen son durak yalancılarının ellerine bırakma beni 

Ölürsem bir gün Sebe 
Kan renginde ağlarsa gökyüzü kışın 
Bil ki kuzeyden güneye uzanır elim 
Bir baştan bir başa savururum kendimi 
Kum tanelerinin bedenine mektuplar yazıp 
Bil ki sevgiliye doğru koşan yel benim 
Sen ki benim evim, evrenim 
Sen ki benim ondörtyaş düşüm 
Otuzsekiz yaş eşim 

Ölürsem bir gün Sebe 
Bu deliye ağlama sakın 
Ah tokasıyla ihtihar mektupları yazan Sebe 
Hiç bir şeyim Sebe/p/siz değil 
Hayata bahtsız doğarsa insan 
Ateş olmaya gittiği cehennemde 
Başına buz kalıpları düşerek ölür 
Ama ben bir gün ölürsem Sebe 
Bir gün ölürsem... 
Sensizlikten ölürüm 

Bekir Kale Ahıskalı 
Kasım 2010 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder